AnasayfaEski ParşömenTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Jason.

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Jason von Cjzech
Slytherin 5.Sınıf
 Slytherin 5.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 18
Galleon : 25
Kayıt tarihi : 02/05/09
Taraf : Penisi.
Sihirsel Soy : Safkan.

Bilgiler
Ro Puanı:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Jason.   C.tesi Mayıs 02, 2009 1:02 pm

Sarışın adamın burnundan akan ince kanı, gördüğünde bir an tereddüt etti. Kanını akıttığı onca insanın cesetleri gözlerinin önünden geçtiğinde aynı şeyi Isaac’e yapamayacağına karar kıldı. Bu boşluktan yararlanan genç adam, kendi yumruğunu Eragon’un üzerine yolladı. Sol burun deliğinden inen ince kan, aceleci bir tavırla teninde süzülmeye başladı. Kokusu, burun deliklerini dolduracak kadar koyuydu. Bir an ince dudaklarının üzerine gelen kanı silmek isteyerek sağ kolunu, kanın olduğu yere götürdü. Tenini terk eden kan, cüppesinin uzun kolunu işgal etmişti. Isaac’in attığı sert yumruktan sonra adamın üzerinden kalkan Eragon, birkaç saniye dengesini kaybedip yere düştü. Bu sırada yerden hızla kalkan sarışın adam, Eragon’u kaldırdı ve sert bir şekilde duvara yasladı. Sırt bölgesi soğuk duvarla buluşan adam, zindanların soğuklunu bir kere daha hissetti. Beyaz tenleri, karanlığın içerisinde parlamaya devam ederken yüzündeki sinirli ifade kendini kaybettirdi. Boş bir ifade ile sarışın adama bakarken, birkaç santim yaklaştıklarını fark etti. Sarışın adam, tekrar yumruğunu savururken Eragon, sol eliyle adamın cüppesini kavradı. Tüm gücüyle kendisine çektiği adamın dudakları, Eragon’un ince dudaklarıyla birleşti.

İki kafanın da yan yattığı anlaşılıyordu. Bunu nasıl yaptığını düşünmeye çalışıyordu, böyle aptalca bir şeyi nasıl yapmıştı? Zihninin gerilerinde belirgin hâle gelen duyguların neler olduğunu anlamaya çalıştı. Eli, adamın cüppesini sıkıca kavramış bir şekilde duruyordu hâlâ. Çekip gideceğinden, yaptığı aptalca şeyi yüzüne vuracağını sandı. Bir yandan gitmesini isteyen parmakları, büyük bir çekişme içerisinde kıvranıyordu. Aynı onlar gibi Eragon’da acı çekmeye başladı. Isaac’te hissettikleri arkadaşlıktan, dostluktan öte bir şeydi. Neden ondan bu kadar etkilenmişti ki? Neden böyle hisler besliyordu içinde? Küçük bir öpücükten ne kadar keyif aldığını kendisine sorduğunda yüzünde hayali bir tebessüm oluştu. Fakat aklına getirdiği sevgilisinden sonra gözleri, birkaç saniye hareket etmedi. Dudaklarını ayırdığı adama sert bir şekilde bakarken ne diyeceğini bilmez bir edayla zindanın soğuklunu ciğerlerine doldurdu. Hiç beklenmedik bir anda sağ yumruğuyla adamın kanamayan burun deliğine sert bir şekilde vurdu.

Beyaz teni iyice solgunlaşmaya başlayan kahverengi saçlı adam, zindanın sessizliğinde kaybolmak ister gibiydi. Biraz önce vurduğu sarışın adama baktı bir saniyeliğine. Elinin temas ettiği tenin yumuşaklığını hissediyordu. O tene nasıl vurabildiğini anlamamış bir şekilde şaşkın şaşkın adamın zemine temas ettiği yere baktı. Adamın yüzünden eksik olmamış şeytani gülümseme, onu rahatsız ediyordu. Bu bakışların son bulmasını istercesine gözlerini kıstı ve tekrar adamın üzerine doğru atıldı. İkinci bir yumruk için hazırlandı; ama vurmadı, vuramadı. Adamı ölene kadar dövmek, içindeki sinirin bir kısmını atmak istiyordu. Ama yapamıyordu dilediği şeyi, aralarında görünmez duvar vardı belki de. Hoşlanıyordu ondan, hiç olmayan bir duyguydu hayatında. İlk defa kendi cinsi hakkında böyle şeyler hissediyordu. Bir saniyeliğine içinde gelişen bir şey değildi demek ki; çocukluğundan bu yana dostluğunu sürdürdüğü kişi, aslında hoşlandığı adamdı. Bunu düşündükçe içindeki hisleri, kendini buruklaştırıyordu.

Pekiî, şimdi ne olacaktı? Sevdiği kızı bırakacak mıydı? Hayır, nasıl yapabilirdi bunu? Prudencia, Hayatında sevdiği ilk kişiydi. İlk gerçek hisleri onda yakalamıştı, bırakmak istemiyordu. Ya, Isaac? Daha bu konu hakkında konuşmaya hazır değildi. Sarhoşluğun getirdiği bir şey olma ihtimali büyüktü. Bütün bu düşündükleri, hissettikleri en önemlisi yaşadıklarının hepsi, sarhoşluğunun aptal oyunlarından bir miydi? Bunları düşündükçe artan sinirine hâkim olmaya çalıştı. Bir konuda kendini ikinci kez aciz hissediyordu. Bir konuda aciz olmak kadar nefret ettiği bir şey hatırlamıyordu. Yada sadece nefretini o yöne çekmek istiyordu. Boş gözlerle baktığı sarışın adamın ne yapacağını tahmin etmezken duraksamasından birkaç saniye geçtiğini fark etti. Zindanların karanlığında kaybolurken mavi gözlerle kahverengi gözler, birbirine kenetlendi. O geçmek bilmeyen saniyeler, sanki dakikada bir değişiyor gibiydi. Solgun yüzünü birkaç santim daha adama yaklaştırarak onun sıcaklığını hissetmek istedi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
James Dean Caliente
Karanlık Lord - Yönetici
Karanlık Lord - Yönetici
avatar

Mesaj Sayısı : 123
Galleon : 172
Doğum tarihi : 24/12/90
Kayıt tarihi : 23/04/09
Yaş : 27
Taraf : ^^ Karanlıkk
Sihirsel Soy : ^^ Safkann

Bilgiler
Ro Puanı:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Geri: Jason.   C.tesi Mayıs 02, 2009 1:33 pm

RO'n hakkındaki genel görüşüm üst seviye bir RO olduğu ...
Kurgu basit , en fazla on dakikalık bir olay anlatılmış . Yalnıs anlatımın çok hoş , duygu ve mekan betimlemeleri sayesinde olayı yaşıyoruz . Akıcılık üst seviyede , çok hış . Birkaç virgül hatasından başka kusur göremedim , çok iyisin ...

RO Puanın : 100


* Derslere katılmana kesinlikle gerek yok ...

_________________


... Savaşan Kaybedebilir , Savaşmayan İse Çoktan Kaybetmiştir ...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://phoenix-ro.forumotion.com
 
Jason.
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Phoenix ! ~ Harry Potter Rpg :: Büyü Dünyasına Duyurular :: Rol Oyunu :: Puanlama Merkezi-
Buraya geçin: