AnasayfaEski ParşömenTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Rupért Grégory

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Rupért Grégory

avatar

Mesaj Sayısı : 4
Galleon : 8
Kayıt tarihi : 03/05/09
Taraf : Tek Başına Bir Taraf
Sihirsel Soy : Safkan

Bilgiler
Ro Puanı:
92/100  (92/100)

MesajKonu: Rupért Grégory   Paz Mayıs 03, 2009 8:01 pm

Hava yeni kararmaya başlarken güneş ağır ağır batıyordu. Bugün kü görevini tamamlamasının sevinciyle turuncu rengine bürünmüştü. Ancak o turuncu renk kaybolunca ortaya çıkan cisim birşeyleri tetiklemiş gibiydi. O yuvarlak görüntüsünün altında ne marifetler sakladığı birazdan belli olacaktı. * Dolunay ! Rup'un sesini bu kadar korkak duyan bir tanıdığı şaşkınlıktan ölebilirdi ... Onun gibi biri Dolunay'dan mı korkacaktı ? Rup bir an ne yapacağını bilemedi. Bu dönüşümü eninde sonunda geçirecekti , bunun bir çıkar yolu yoktu. O yüzden kendisini Dolunay'ın sert ve masum görünen ancak bir o kadar da gizemli ışıklarına teslim etti. Bir anda kıyafeti dar geldi. Acıyla haykırmaya başladı. Gittikçe büyürken dişleri de uzuyordu ... Mavi gözleri kan kırmızısını almış gördüğü herkesi katledecek bir biçimde bakıyordu. Bu değişimi anlatmak aslında imkansızdı . O kadar gizemliydi ki tarifini hiç bir büyücü yapamıyordu. Rup bile ... Sonunda dönüşmüştü işte. O ilk acı verici süreç tamamlanmıştı. Isırıldığı günü hatırladı. Yıllar önce yaşadığı o kahpe günü ...

*
London / Hogwarts Ekspresi .

*Gryfinndor ismini sakın unutma oğlum. Aynı gün ölen vaftiz babasının umut dolu sesiydi bu. 11 yaşında Eksprese onla gelmek zorunda kalmıştı çünkü annesi ve babası görevde katledilmişti. Ama vaftiz babası ikisinin görevinide hiç aksatmadan üstlendiği için Rup'ta her çocuk gibi normal sayılabilirdi . Tek birşey hariç ... * İmdatt ! Ölümyiyenler ! Rup nerden geldiğini bilmediği bu sesi duyunca gözleri fıldır fıldır dönmeye başladı. Onca kaçan kişinin arasında vaftiz babasının gidip gidip gelen seslerini zorlukla duyuyordu. İçinde en küçük bir korku bulunmuyordu. Gözlerini gelen ölümyiyenlere dikmiş vaftiz babasının kendisi çekiştirmesine izin veriyordu. Sanki hayat ağır çekime girmiş gibiydi ... Daha asası yoktu . Ne yapabilirdi ki ? Tam bu düşüncelerle gözleri bir açılıp bir kapanmışken üzerine bir silüetin geldiğini gördü . Nefesi kesildi . Gelen daha önce hiç görmediği bir şeydi. Uzun dişleri , tüyleri ve 2 metre kadar boyu olan bir yaratık .. Bir anda onun sert dişlerini yüreğinde hissetiğinde amcasının yere düşen bedeninide beraberinde görmeye dayanamadı ve zorlukla kendisine geldi.

*
Kara Orman

*Hrrr ! O ölümyiyeni eline bir geçirse ısırmayı tam manasıyla ona ödetecekti. Her dolunayda acıyla kıvranmasının sebebi küçük lanet olası bir ısırıktı ... O aptal yaratığa dönüşmesinin tek sebebi buydu. O ölümyiyene ne kadar kızsada bir yandan da minnet duyuyordu. Böyle olmak ona avantaj sağlamıyor demek kesinlikle yalan olurdu. Fakat yinede sinirini kontrol edemeyip sağa sola saldırmaktan da kendini alamadı. Önüne gelen ağaçları kökünden sökerken karanlık ve puslu tepede haykırışlar ve kırılan dallardan çıkan sesler duyuluyordu. Ormanı bir birine katmaya devam ederken farkında olmadan yuvarlak bir daire oluşturmuştu . Ne yapacağını bilemedi. Etrafına bakında kırmızı gözleri insan gözlerinden farklıydı. Uzakları çok daha iyi seçebiliyordu. Ağaçlara baktı sadece ağaçlara baktı . Küçüklü büyüklü iri yarı ağaçlar. Gökdelen görünümü veren uzunluklar çoğu insana çekici gelebilirdi . Ancak gece vakti burda bir insanın gezmesinin de bir anlamı yoktu. Gözlerini zorlayabildiği kadar zorladı ve uzaklarda kulübe görünümünde bacası tüten küçük bir ev görebildi. Tam da dışarıya birinin çıkma anına denk gelmişti.

Bütün çevikliğiyle zıplamaya başladı. Her zıplayışında neredeyse 50 metre ileri gidiyordu. Hızlıca eve yakınlaştı. Avını bekleyen bir kaplan gibi kafasını önüne eğdikten sonra bekledi. Tam arkasını döndüğünde olacaktı. Açlığını dindirmeliydi. Bir an insanın etrafı kolaçan ettiğini görünce hızlıca dalların arasına gizlenip evin etrafını kesmeye başladı. Ev ağaçların arasında kalmış ama bir o kadar da güzel bir yere kurulmuştu. Rup tam dalmışken gözlerini uzun saçlı silüete dikti. Yinede yüzünü tam kesemiyordu. Ğöğüslerinin olmadığına bakılırsa erkekti. Hızlı bir hamleyle o ağaçtan o ağaca geçti ve Bum ! Tek bir pençe darbesiyle adamın bütün organlarını yere sermişti. Ziyafet vakti gelmişti ..

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Josselyn Oasis Widmore
Esrar Dairesi Çalışanı
Esrar Dairesi Çalışanı
avatar

Mesaj Sayısı : 19
Galleon : 27
Kayıt tarihi : 02/05/09

Bilgiler
Ro Puanı:
98/100  (98/100)

MesajKonu: Geri: Rupért Grégory   Ptsi Mayıs 04, 2009 12:11 pm

BetimLemeLeR güzeL ancak biRaz daha geLiştiRebiLiRsin Wink Açıkça söylemek gerekirse renk uyumun çok kötü. Daha uyumLu RenkLeRi seçmeni bekLeRdim doğRusu. Neyse. İsmini kısaLtmışsın. Rup yerine Rupért şekLinde yazsaydın daha iyi oLurdu bence. Paragrafları kısa yazmışsın. En çokta Hogwarts Ekspresini. Biraz daha ayrıntılı yazmalısın. Mesela ; Yaratığın rengini görünüşünü karakterine doğru bakışlarını vb. belirtebilirdin.

RP Puanın : 92

KatıLmana gerek yok. Ama kendini geliştirmek istersen girebilirsin^^

İyi RPLeR !...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Rupért Grégory
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Phoenix ! ~ Harry Potter Rpg :: Büyü Dünyasına Duyurular :: Rol Oyunu :: Puanlama Merkezi-
Buraya geçin: